‘faruksal’ olarak etiketlenmiş yazılar

Faruksal Blog Facebook Grubu’na Beklerim

// Eylül 21st, 2009 // 4 Yorum » // Laga-Luga

faruksal blog screenshoot 1

Faruksal Blog’u sosyal arenalarda da tanıtmaya çalışıyorum arada bir. Bunlardan biri de Facebook grubumuz oldu. Şu anda fazla üyesi yok, bu yazıyı yazarken 47 üye dahil. Tabii sizlerin katkısı ile bu sayı katlanabilir, öyle değil mi?

Faruksal Blog Facebook Grubu’na Katılımlarınızı Rica Ediyorum. Buyrun BURADAN

Faruksal.Com PCnet’te !

// Eylül 1st, 2009 // 11 Yorum » // Blogum Hakkında, Web İlleti, Önemli Günler

PCNet- Faruksal0001

Dün PCNet dergisinin yeni sayısını bir kitap mağazasında gördüm ve hemen sarıldım. Derhal kasaya gittim, ödedim, aldım. Falan filan eve gittim. PCNet’in sayfalarını çevirmekteki ilk işim blogların tanıtıldığı bölümü, Piri Reis’in Seyir Defteri’ni açmak olur. Bu zamana kadar büyük heveslerle açıyordum ve hayal kırıklığına uğruyordum; fakat dün hiç de öyle olmadı doğrusu :) (daha fazla…)

Reklam Alımları Başladı

// Ağustos 9th, 2009 // 4 Yorum » // Blogum Hakkında

reklamx

Faruksal Blog’da “Reklam Alım” dönemi başlamıştır. Metin, Logo yahut çeşitli boyutlarda bannerlar kabul edilir. Pagerank sınırlaması şu an için yoktur. Ayrıntılı Bilgi için:

e-posta

GMail: ffaruksal@gmail.com

MSN: faruksal@windowslive.com

Blog – Log – Og – G

// Temmuz 19th, 2009 // 4 Yorum » // Blogger, Blogum Hakkında, Laga-Luga, Web İlleti, Önemli Günler

faruksal banner 2

Bugün hiç mi hiç uyumadım. Moralim taban seviyesinin de altında, felaket bir göçük içinde depreşiyor. Şiir yazasım, ağlıyasım, bir rapper olup oturup birkaç kelam karalayasım var. Bir çok şeyi yapasım olmasına rağmen yapasım gelen her şey bir tek yeri hedef gösteriyor ve rotam daima o tarafa dönük oluyor. Neyse bu konunun yeri burası değil.

Sabahın 06:08 ‘ini gösteriyor saatim. Ben oturmuş karalıyorum. İçimi dökmek isteğindeyim; ancak az önce de belirttiğim gibi yeri tabii ki burası değil ve sırf bu yüzden içimi buraya dökmüyorum. Blogun kapasitesi yetmez bea dostlar. 2.neysemi yapıyorum ve asıl konumuza köprü kuruyorum…

Blogum hakkında verdiğim vaatlerin birçoğunu gerçekleştiremedim ve gerçekleştiremiyorum. Bunda çevremin etkisi çok büyük. Etrafıma şöyle bir göz atıyorum da ben bloga kendimi kaptırdım mı hayattan kesiliyorum ve manyak oluyorum resmen. Oysa dünya dönüyor ve dönmekten miğdesi bulanmıyor, üstüne bir de insanları düelloya davet ederek, “bvenim miğdem bulanmıyor, varsa cesareti olan gelsin birlikte dönelim, ilk miğdesi bulanan yenik olsun!”. Kendimce böyle düşünüverdim şimdi.

Etrafımda bir kez daha göz gezdiriyorum ve görüyorum, Öss’den çıkmış ve istediği yeri tutturamamış onlarca kişi, gözlerinden düşen onca damla, ailelerinin kendileri üzerindeki hayal kırıklılığı, sınavdan istediği gibi sonuç alamayan çocuğun yaşadığı dram ve burukluk, kaybolacak 1 senesi ve ben… Evet, ben de 2 sene sonra Öss’ye gireceğim ve çalışmam gerek. İbret aldıkça ürperiyorum. Hayat harbiden kötü. İnsana pis koyuyor ciddi ciddi.

Yazamıyorum çünkü hayat yakamı bırakmıyor, rahat değilim ve geceleri boğuşuyorum. Dünya döndükçe miğdem bulanıyor ve istifra etmemeye çabalıyorum. Bu havada yazmak imkansız gibi. Dertliyim ve çok doluyum. Zor kararlardan geçiyorum. İyi bir geçit yapmalı ve temelini sağlam oturtmalıyım. Bu benim hayatım ve ellerimden kayarsa ben bir hiç olurum, farkındayım; işte bu yüzden düşünüyorum.

Etraf, yine etraf; gördükçe üzülüyor, aynısını yaşadıkça hıçkırarak ağlıyorum. Ne söylesen nafile.

Canım sıkıldığında ve gerçekten bloga karalamayı düşündüğüm vakit mutlaka yazacağım ve paylaşacağım. Arada bir bloguma içimi dökmek güzel oluyor gerçekten. Tutamadığım vaatler, devamını getiremediğim yazı dizinleri için özür diliyorum. Ayrıca yazı dizinlerimin de sona erdiğini belirtmek istiyorum.

Hayatı dolu dolu yaşamak ve miğdemin bulanmaması için çabalamak adına…