Bir Blogda Olması Gereken Özellikler {MİM}
// Mayıs 1st, 2009 // Mim

Gezdiğim bloglarda ve kendi blogumda uzun zamandır Mim dalgası durgunluğu seziyordum ki zaten bu gözle de görülebilen ve herkesin de farkedebileceği düzeyde idi.Ben de bilgisayara oturma fırsatını ele geçirmişken bu sessizliğe bir “şşt” ile son vermeye karar verdim.”şşt”,mimimin (uzadı biraz
) konusu “Bir Blogda Olması Gereken Özellikler”.Bu konu blogcuların iyice irdelemesi ve uygulamaya geçirmesi gereken bir konu.Gereken özelliklerin bloglarda vücut bulması sonucu Türk bloglarının daha seviyeli,kaliteli ve işlek hale geleceğine inanıyorum.Oluşturduğum ilk mim konusu olması da bu mime gereken önemi vereceğimin belirtisi hani
Hadi başlayalım:
Bloglarda olması gereken özellikleri toplu ve yığınık tarzda değil de madde başlıkları altında irdelemek daha ferah ve etkili olacaktır herhalde:
1-) Kaliteli Bir Slogan
- Galiba her blogun ve sitenin üst (header) kısmında bir isim yazar,bu sitenin adıdır ve altında da blogu kısa bir kaç kelime ile açıklayan ifadeler bulunur.İşte bu ifadeler bir bakıma blogun sloganıdır ve blog bu konu yahut başlıklar altında yazar,çizer,öter.Bir ziyaretçi o siteye,bloga girdiği vakit blogun sloganını dikkate alarak blogu okuyup okumayacağına karar verir.
- Bir de şu vardır ki;bazıları güzel ve anlamlı bir slogan bulurlar,hemen site isminin altına yazarlar.Eee iyi aferin de sen bu slogan altında yazmadıktan sonra bunun ne anlamı kaldı ki?Sen bir konu ismi yazacaksın ve o konu altında başka bir konuyu irdeleyeceksin,sizce de saçma değil mi?Abest yahu.O yüzden açılan her blogun yazacağı konuyu özetler bir şekilde ve gerçekten anlamlı bir slogan bulması gerekir kendi bloguna özgü.Bu özgülüğe dikkat çekmek istiyorum,yani diğer blogların sloganlarından farklı,kendine özgü.
2-) Dilin Üslubu ve Sesleniş Tarzı
- Blogger,bir yazıyı karalerken samimi ve içten olmalıdır ki karaladığı yazıyı okuyan bir birey onu okurken bloggerı kendi arkadaşı gibi görsün,samimiliği dikkatini çeksin ve bloggera kanı ısınsın.Böylece birey,o blogu okumaktan zevk alır,hiç sıkılmaz.Üslub olarak samimilik ve içtenliği geçelim.
- Sesleniş tarzı;evet bu gerçekten önem arz eder.Sizin bir isminiz vardır ve her aklı başında kişi size isminizle hitap eder.Blogger da okuyucularına ve özellikle de hangi konuda yazıyorsa o konunun okuyucularına göre bir hitap şekli uydurmalıdır.Bu hitap şekli o konuyu okuyan,konuyla ilgilenen birine uygun olmalıdır.
- Ne biliyim işte;mesela,kişisel bir yazı yazıyorsunuzdur,”dostum,evladım” gibi samimi ifadeler okuyanın canını sıkmaz;aksine az önce de bahsettiğim “samimilik” devreye girer ve okuyucunun size kanı ısınır.Sesleniş,bir bloggerın o konuda size nasıl bir gözle baktığını ifade etmesi yönünden önem hissettirir.
- Dilin üslubu konusunda bir şeyden daha bahsetmeyi zorunlu görüyorum;”kullandığımız bir kalıbı sürekli kullanmamamak”.Evet bu,kompozisyon ve makale tarzlarının da önemli bir kuralı.Kelimelerin sürekli kullanılmaya kalkışılması okuyucu tarafından puanın kötü verilmesine neden olur.Bu da zaten bir bloggerın istemediği ve çekindiği bir mevzudur.
3-) Türkçemiz’e Önem Vermek
- Galiba en önemli madde başlıklarından biri de “Türkçemiz’e gereken hassasiyeti vermek” olacaktır.Daha öncede blogda böyle bir yazı kaleme almıştım, bknz. Türkçe bu,bizim ana dilimiz.Sahip çıkmamız gereken en önemli kültürel değerlerden birisi.
- Hocam,ben şimdi yabancı bloglara bakıyorum;yahu imla kurallarına uygun yazılar dolu,yorumlar zaten alası;ee bizdekilere bakıyorum,ne noktalama işareti ne cümleye büyük harfle başlama özelliği,ne nokta koyma özelliği,yav hiç biri olmaz mı?Şahsen ben biri bloguma yorum yaptığında hemen imla kurallarına göre düzeltmeye başlıyorum ve öyle yayımlıyorum açıkçası.Lütfen noktalama ve imla kurallarına uymaya üşenmeyelim.Bu da bir kültürdür,dilimize ne kadar sahip çıktığımızın ve konudaki hassasiyetimizi gösteren bir faktördür.
4-) Tema ve Tasarım
- İşte benim en çok sorun çektiğim konulardan birisi,hatta ta kendisi dostlarım.Bilen bilir,zor tema beğenirim hem de çok.Kimlere az dert çektirtmedim ki;örneğin , RSS-EMS;en fazla zarar gören sendin galiba,buradan kısa bir af da dileyerek konumuza tekrar dönüyoruz
- Bu zamanda tema seçmek zor görünüyor;çünkü tasarımcı çok ve dünya dolusu tema var.Her daldan temalar yapılmış ve özenerek renkleri falan seçilmiş,eyvallah;ama yahu bazıları var ki insana illallah dedirtecek derecede.Kimisi harbiden sap gibi,yani insan o temayı yayımlamaya utanır diyeyim.İşte o gibiler yüzünden etraf tema kaynıyor,belki de tema seçimimizin gecikmesine sebep olanlardan birisi bunlar.Tema siteleri de bunları yayımlıyorlar,yayımlamayacaksın,boykot uygulayacaksın ki adam bir dahakine düzgün bir şeyler yapmaya çalışsın!Neyse işte tema seçiminde dikkat edilmesi gereken;çok da süslü püslü olmaması,okunaklı olması,sadeliğe önem verilmesi(abartmadan),ferah.. vs. gibi özellikler mevcuttur.Mesela benim şu anda kullandığım tema hakkındaki bazı yorumlarda yazılarımın okunaklı olmadığı yönünde şikayetler var.Aslında tema değiştirmeyi ben de istiyorum;çünkü okurum bu temayı beğenmiyorsa kendimi yırtsam da o temayı kullanamam.Bu da okurun da tema seçimine önem vermemiz gerektiğini belirtir.
- Tema ve tasarım aynı şeyleri ifade etmez bence.Tema vardır,kalıp gibidir;ancak sen onu alıp odun gibi kullanmazsın,üstünde tasarım adına birkaç değişiklik yapman gerekir ki kendine özgü olsun.Yoksa o temayı kullanan biri ile aynı şekilde blogun olur,bu da sıkıcı olur bea dostum?
5-) Yazı Puntosu ve Tipi
- Punto;yazının büyüklüğü anlamına gelir.Punto,ne büyük ne de küçük olmalıdır;çünkü her iki şekilde de gözü yorar.Öyle de blogunuzu okuyan olmaz sanırım
- Yazı tipi blogunuza ve blogunuzun konusuna abest kaçmamalıdır.Örnek verecek olursam,mesela;devletin resmi sitesinde “Acquaintance” fontu kullanılmaz;çünkü bu ciddiyeti bozar.Kurumsallıktan çıkar öyle değil mi?Bunu da örnekle anlatabilmişimdir herhalde.
6-) Hakkımda Yazısı ve İletişim
- Bir blogger blogunda kendini “Hakkımda” başlıklı bir sayfada tanıtmalıdır.Böylece okur,nasıl bir bloggerın yazılarını okuduğunu öğrenebilir.
- İletişim bilgilerine gelince;herhangi bir ziyaretçi size yine herhangi bir konuda ulaşmak ve sizinle irtibata geçmek isteyebilir.İşte bu yüzden sitenizde “İletişim” adında bir sayfa daha bulundurmanız gerekmektedir.Bakın işte bu benim bir eksiğim;en yakın ve müsait zamanımda uygun bir çözüme kavuşturmalıyım bunu.
7-) Yazarının Kendini Eleştirebilmesi ve Eleştirilere Açık Olması
- Blog yazarının(blogger) kendini eleştirebilmesi ve eksiklerini ve yanlışlarını açık bir şekilde ifade etmesi okur tarafından samimi,kardeşçe karşılanır.Bu da sıcak bir ortama yol açar.Ben de az önce blogumunda “İletişim bölümümün olmadığını ve en yakın ve müsait zamanda bu eksikliği gidermeyi planladığımı” dile getirdim.Yani bakın ben yanlışlarımı söylüyorum,vay beah
- Eleştirilere açık olma yönünden şöyle diyebilirim;geçenlerde sevdiğim ve öneme layık gördüğüm blogları geziyordum ki sevgili dostum Ahmet’in blogu Karbonizma‘da “Eksik Görmekte Üstünüze Yok!” adlı bir yazı gördüm ve hemen okudum.Çok da hoşuma gitti açıkçası.Ahmet,burada blogunda eksik gördüğümüz yerleri soruyordu ve gerçekten göze hoş görünmeyen,önemli bir eksikliği söyleyen bir arkadaşa bir hediye sunuyordu.Güzel bir çalışma kendimce.Bu da Ahmet’in de eleştirilere açık bir kardeşimiz olduğunun göstergesi olsa gerek.Ben de öyleyim
- Eleştirilere açık olmak eleştirme hakkını da elimizde bulundurmamızı sağlıyor.Çünkü eleştirilere açık olmayan fakat her yerde ötüp başkalarını eleştirmeye kalkışan biri çok zavallıdır yani ve hiç de hoş karşılanmaz,dışlanır,ayıplanır.Bu bireyin yaptığı hiç de etik değildir hani!
Evet,benim şu anda aklımın kapısını tık tık çalan mevzular bunlardı,ben de bunları örneklendirerek güzel bir şekilde açıklamaya çalıştım.İnşaallah anlatmak istediklerimi güzel bir üslupla ifade edebilmişimdir.En önemlisi de inşaallah yararlı olabilmişimdir.Eminim bloglarda olması gereken daha binlerce özellik mevcuttur;ancak bu özellikler öznel olduğu için her blogger farklı şeyler yazacaktır,buna inanıyorum.Zaten konu öznel olmasaydı Mim haline getirmezdim.Bir de şunu belirteyim ki;tabii ki benim değindiğim konu başlıklarını da değerlendirebilir pasladığım ve paslanan tüm dostlar.Öyle bir ayrıcalık saptamak tam bir daniskalık olsa gerek.
En zevkli bölüme geldik; “paslamak”
Seviyorum paslamayı yahu.Karbonizma,Ömer Fatih Yılmaz,Müjdat Korkmaz,RSS-EMS,PlusBilgi top sizlerde dostlarım.












[...] cevaplamaya, kendisinden özür dileyerek başlıyorum. Bu arada mim’i oluşturan arkadaş Faruk Sal arkadaşımız kendisine de bu güzel mim için teşekkür [...]
[...] Yolladı: Faruksal Ben Ne Diyorum: İçerik kraldır efendim. Sonra güzel bir tasarım olması gelmez. Berbat bir [...]
[...] üşeniyorum ve blogumu mim’ler ayakta tutuyor. Bu mim’i de yollayan artkadaşım Faruk‘a teşekkürler. Mim’imizin konusu “Bir blogda olması gereken özellikler” [...]
[...] arkadaşım(faruksal) bu konu ile ilgili beni mimlemiş(Mim?). Aslında yararlı bir mimleme olmuş. Bilgilendirici ve blog yazarlarına hitap eden bir [...]